Ölürken Yaşamak

Ölüm, ölümsüzlük, kaybetmek… Kelime anlamlarını bilsem de tam olarak kendime yediremediğim olaylar. Neden ölüyoruz, her uğraşımız boşa mı? Ölümsüz olabilme ihtimalini varsayarsak kimine göre ölmek daha iyidir, kimine göre ölmemek. Eğer bir tercihimiz olsaydı hangisini seçerdik? Tüm sevdiklerin, seveceklerin, hepsini teker teker kaybedeceksin ve bunun ağırlığı hep üstünde olacak. Uyurken aldığın nefeste, kapanan göz kapaklarının üstünde, manzaraya baktığında o dolan gözlerinde, aklına geldiğinde içten titreyen o vücudunun her parçasında… Belki ölmek isteriz. Peki ne zaman? Bilmiyoruz. Bilsek daha mı iyiydi? Uzun zamanımızın olmadığını bilsek böyle mi yaşardık hayatı? Bir deniz kenarında sabahlar, sevdiklerimize sarılırdık. Peki her an ölebileceğimizin farkında olmamıza rağmen, bunları neden gerçekleştirmiyoruz? Ya da tam zamanını bilmek ister miydik? Gerçekten tadını alarak yaşamam gereken zamanı az ya da daha çok var diye düşünerek geçirmek istemem. Kendimi yeteri kadar güçlü hissedersem ölümsüzlüğü seçerdim. Eninde sonunda her şeye alışırdım sonuçta, ama gerçeğe dönelim. Tek düşündüğüm bir gün öleceğim ve ölmeyecek şeyleri dünyada bırakmak. Beni ölümsüzleştirsinler, hepsi benim dünyamda yaşayan insanlar. Beni benim dünyamda öldürmesinler, her bıraktığım izi yaşarken beni yaşatsınlar. Yaşayacak çok şeyim var. Sevecek çok şeyim var. Gördüğü herhangi bir olayda anılarımızı hatırlayabilsinler. Yaşarken ölüyoruz farkında değiliz. Gerçekten yaşamak istiyorum ve yaşarken ölmeyi değil ölürken yaşamayı istiyorum. Ben beni yaşatacak insanlara, nelerle yaşatacaklarını yaşatıyorum zamanı gelince yaşatsınlar diye yaşamımı.

Yazıyı paylaş

Bir cevap yazın