Medusa’nın Hikayesi

Medusa, Yunan mitolojisinde gözlerine bakanları taşa çeviren yılan saçlı mitolojik bir karakterdir.  

Gorgonların tek ölümlü üyesi olan Medusa kendini tanrılara adayarak Atina’da zekâ tanrıçası Athena’nın tapınağında iki kız kardeşiyle birlikte tanrılara hizmet ederdi. Güzelliğiyle tüm erkekleri kendine hayran bırakıp kadınların kıskandığı biri olan Medusa tanrıların bile dikkatini çekmeyi başarmıştı. Hatta güzelliğinden Athena bile etkilenmiş fakat kendisi kadar güzel ve akıllı bulmadığı için umursamamıştı. Athena’nın eşi olan denizler tanrısı Poseidon bir gün tapınakta Medusayı görmüş ve çok etkilenmişti. Tanrı olarak bir ölümlüye âşık olmayı kabullenememiş fakat zaman geçtikçe kendini daha çok kaptırmıştı. Şansını birçok kez deneyen Poseidon Medusa’dan hep ret cevabı aldı. Güzelliği dillere destan, bir bakanın bir daha baktığı Medusa’ya olan aşkı gittikçe katlanarak artmış ve onu takıntı haline getiren Poseidon nefsine yenilerek bir gün Athena’nın tapınağında Medusa’ya tecavüz etti. Bu olaydan sonra da Medusa tanrılara sığınmayı seçerek tapınakta kalmaya devam etmişti. Tanrıların nefretini kazanmaktan çok korkmasına rağmen bu olay Athena’nın kulağına da gitmişti. Kıskançlık ve öfkeyle bu yaşananı kendisine hakaret kabul eden Athena, Medusa’yı çok kötü bir biçimde cezalandırmayı istedi. Dünyanın en güzel kadınını kimsenin bakmaya dahi cesaret edemeyeceği korkunç bir canavara çevirmeye karar verdi. Medusa kardeşleriyle birlikte Gorgon denilen dişi canavara çevrildiler ve yeraltına hapsedildiler. Güzelliği dillere destan olan Medusa’ya kimse artık bakmaya cesaret edemiyor gözlerine bakan da taşa dönüşüyordu. Güzelim saçları gitmiş hepsi yılanlara dönüşmüştü. Athena, Medusya yaptıklarıyla yetinmeyip bir de onu dünyanın bir ucundaki kayalıklara sürgün etti. Tabi tüm bunlar olurken Medusa Poseidon’dan hamileydi ve kimsenin bu durumdan haberi yoktu. Yaptıklarıyla yetinmeyen Athena, Zeus’un oğlu (üvey kardeşi) Perseus ile iş birliği yaptı. Medusanın kafasını keserek öldürmeye karar verildi. Tanrılar Perseus’a çeşitli silahlar verdiler. Hades görünmezlik miğferi, Hermes bir çift kanatlı sandalet, Hephaistos’da her şeyi kesebilen kılıç vermişti. Ama en önemli hediye Athena tarafından verildi. Baktığı her şeyi taşa çeviren Medusa için Perseus’a yansıtma özelliği olan bir kalkan verdi. Medusa’yla savaşırken ona asla bakmamasını ve kalkanını kullanmasını öğütledi sonra da Perseus’u gönderdiler. Perseus yola çıktığında akşam perilerinin ülkesine gitmek için Gri Cadıları buldu. Bu cadılar tek bir gözü paylaşan üç yaşlı kadındı. Perseus ne ararsa bulmaya yarayan bu gözü onlardan çalarak Akşam Perilerin yerini öğrenmek için koz olarak kullandı. Akşam Perilerinden Medusa’nın kafasını kestikten sonra koyabileceği kutsal bir çanta aldı ve Medusaya ulaştı. 

Medusa’nın ölümüyle ilgili iki rivayet var. Bunlarda biri PerseusMedusa uyurken kimseye görünmeden onun başını keser. Başka bir rivayette de Athena’nın verdiği kalkanı kullanarak onu taşa çevirir. Hamile olan Medusa ölürken gövdesinden kanatlı at olan Pegasus ve savaşçı Hrisaor doğar.  Medusa’nın başını alan Perseus birçok mücadelede başı kullanarak herkesi mağlup etti. Sonrasında başı Athena’ya teslim etti. Athena bu başı kalkanına yapıştırdı böylece yenilmez olmayı düşünüyordu. 

Bu savaş mitolojik çağın bitmekte olduğunu, düşünce çağının başlangıcını gösteriyordu. Medusa’nın konumu cinsiyet sorununa bir başkaldırı oldu. Bir kadının yüksek mertebede olan birinin kararını değiştirebileceğini göstermiş oldu. Medusa mitoloji de her ne kadar bir canavar olarak ifade edilse de başı koruyucu olarak düşünülmüş, tarihi eserlerde birçok kez motif olarak kullanılmış ve koruyuculuğuna inanılmıştır. Türkiye’de de antik dönemden kalma tarihi eserlerin bazılarına Medusa başına rastlıyoruz. Bunun en bilinen örneğini İstanbul’da Yerebatan Sarnıcı’nda görülmekte. 

Yazıyı paylaş
5

Bir cevap yazın