Benliğime Yolculuk

Kendimize ait her şey, özümüze dahildir. Bir insanı en iyi o insan tanıyabilir. Yani kendimizi en iyi kendimiz tanırız. Peki kendimizi ne kadar tanıyoruz? Tamamen tanıdığımızı düşünüyoruz, aslında haklıyız da. Çünkü bildiklerimizin dışında herhangi bir şeyden haberimiz yok ve bildiklerimiz çerçevesinde her şeyi biliyoruz. Peki bilmediğimiz kısım ne kadar büyük? Benliğimizi benliğimize hayattaki en yakın dost olarak görebiliriz. Sürekli sohbet edip kendimizi ona anlatmalıyız ki o da bize kendini tanıtsın. Karşılıklı yapılan her sohbet bize kendimiz hakkında daha fazla bilgi verir. Bu da bizi sonu olmayan, durmak bilmeyen ama her adımda farklılaşıp güzelleşen bir yola doğru yolculuğa çıkarır: İç dünyanın merkezine yolculuk.

Sürekli kendi (iç) dünyamızın dışındaki dünya ile ilgilenip düşündüğümüz için dengeyi kuramıyoruz. Kendi dünyamızı güzelleştirmeden başka bir dünyaya ne katabiliriz ki? Kendimizi dünyamızda yaşatmadan kendimiz dünyada nasıl yaşayabiliriz? Benliğimizle tanışıp temel benliğimizi istediğimiz gibi oluşturmamız ve dış dünyaya aktarmamız gerekiyor. İlk olarak kendi (iç)dünyamızı, sonra içine aldıklarımızı ve en sonunda dünyamızı(gezegen). Duygularımıza ve kararlarımıza hakim olup ele alalım. Kimse bizi bizim kadar düşünmez. Neymiş derdimiz öğrenelim. Ben kimim? Ne istiyorum? Ne için uğraşıyorum? Yaptıklarımı neden yapıyorum? Bu soruların cevaplarını bulalım kendimizde. Olan ile olması gereken arasında fark yoksa doğru yoldasınızdır. Eğer fark varsa sizin doğrunuzun yoluna ilk adımınızı atmış olursunuz. İç dünyaya yolculuk

🙂
Yazıyı paylaş

Bir cevap yazın