17 Yaşımın Abandonesi

Bekledim seni aylarca
Bunca kalabalık arasında
Düğümlendi sözlerim boğazımda
Kirpiklerimde çırpınan tuzlu gözyaşımla

Vazgeçmedim
Ben, bir gün olsun vazgeçmedim
Belki de bu son inancım
Söyle şimdi ben nasıl küllerimden doğarım?

Çam ağaçlarının arasında
Uçsuz bucaksız ormanlarda
Mavinin, mızrap olup ince gönül tellerine vurduğu
Pervasız semada
Bir annenin sofrasında
Bir çocuğun gözyaşlarında
Ben,
Bekledim seni aylarca

Hayallerim tenimi aştı
Tek kelime edemedim
Geçti ömürlerin yazı baharı
Ben hiçbirini göremedim

Bir gün tüm papatyalar küstü bana
Gözlerime bakıp konuşmadı
Yeri göğü imgeye boğdum
Izdıraplar soğumadı

Kendi damarlarından çatlamaya başlayan aygır
Öfkeyle soludu
Kendi kanında yüzen bi’ teknede çaresizce boğuldu
Yad ediyorum bana verdiği sözlerini
Her aynaya baktığımda görüyorum
Pervasızca bakan kahverengi gözlerini

Sence her şey bitti mi?
Bu fani, her şeyin faili mi?
Ya kader, gerçekten bedelli mi?
Cam kırıklarının yansımalarıydı belki bunların hepsi?
Bilemiyorum, ben dinledim sadece kendi düşsel leşlerimi

Kapanmaz yaralardan bi’ deprem gibi çatladı
Sırtımdaki kabuk
Suysa akacağı yolu bilirmiş, yahut
Anlat, nasıl vazgeçer yaşamak
Kendinden böyle çabuk?

Bana eylül kızılı saçlarını aç hayat
Mahrum kaldığın çocukluğunu bir gün tat
Benim dudaklarımda dağ şarkıları, göğsümde biraz umut
Sen gözlerini kapat hayat
Ve her şeyi unut

Ben artık bambaşka bi’ yıldızdayım
Düşlerime düşkün, bi’ o kadar da ağlamaklıyım
Bir yanımda çocukluğum var, bir yanımda kıyam
Korkmuyorum artık, koynuma yıldız doldurdum her akşam

Sözlerimi noktalıyorum hayat
Anason kokan alnında
Şimdi anlat onlara
Yaşamak bir devrimse bu gömleği kanlı aktivisti
Anlat onlara hiç tamamlanmamış öykülerimi
Anlat, yarısı matem yarısı çocuk olan beni
Anlat, örselenmek ne demek
Yumruk sıkmak ne
Anlat onlara, parlamak için yanmak ne

Yazıyı paylaş
10
Şu kategoriye gönderildi: Şiir Şu etiketin altına yerleştirildi: ,

Bir cevap yazın